Anasayfa|Glokom (Göz Tansiyonu)

Glokom (Göz Tansiyonu)

glokom göz tansiyonu
Glokom Cerrahisi

Glokom Cerrahisi
Glokom, görme sinirine zarar veren ve kalıcı görme kaybına yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Glokom tedavisinde ilaç ve lazer tedavisi yetersiz kaldığında veya hastalığın ilerlemesi durdurulamadığında cerrahi müdahale gerekebilir.

Glokom Cerrahisinin Amaçları
Göz içi basıncını düşürmek

Göz içindeki sıvının (aköz hümör) dışarı akışını artırmak

Göz sinirini korumak

Görme kaybını önlemek veya yavaşlatmak

Glokom Cerrahisi Çeşitleri:

Glokom cerrahisinde farklı yöntemler uygulanabilir:

Trabekülektomi
Gözün beyaz kısmında (sklera) küçük bir flep oluşturularak göz içindeki sıvının dışarı akması için yeni bir yol açılır.

Bu yöntem, glokom tedavisinde en sık kullanılan cerrahi yöntemlerden biridir.

Glokom Valv İmplantları
Göz içine küçük bir tüp yerleştirilerek göz içindeki sıvının dışarı akması sağlanır.

Bu yöntem, trabekülektomiye göre daha az invazivdir ve iyileşme süresi daha kısadır.

Minimal İnvaziv Glokom Cerrahisi (MİGS)
Küçük kesilerle yapılan ve daha az doku hasarına neden olan cerrahi yöntemlerdir.

Bu yöntemler, genellikle erken evre glokomda veya ilaç tedavisine ek olarak kullanılır.

Siklodestrüktif Prosedürler
Göz içindeki sıvıyı üreten siliyer cisim dokusunun tahrip edilmesiyle göz içi basıncı düşürülür.

Bu yöntem, genellikle ileri evre glokomda veya diğer tedavilere yanıt vermeyen hastalarda kullanılır.

Glokom Cerrahisinin Riskleri
Göz içi basıncında geçici artış veya düşüş

Gözde enfeksiyon

Gözde kanama

Katarakt gelişimi

Görme kaybı (nadir)

Glokom Cerrahisi Kimlere Uygulanabilir?
İlaç veya lazer tedavisine yanıt vermeyen hastalar

İleri evre glokom hastaları

İlaç kullanamayan veya ilaç yan etkileri yaşayan hastalar

Cerrahi müdahaleye uygun olan hastalar

Glokom Cerrahisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Önerilen göz damlalarını düzenli olarak kullanın.

Gözünüzü ovuşturmaktan ve ağır kaldırmaktan kaçının.

Gözünüzü darbelere karşı koruyun.

Kontrol muayenelerine düzenli olarak gidin.

Prof. Dr. Murat Tunç

Glokom Tanısı Nasıl Konur?
Glokom, görme sinirine zarar veren ve tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına yol açabilen sinsi bir göz hastalığıdır. Erken teşhis ve düzenli takip, görme kaybını önlemek için hayati önem taşır. Glokom tanısı, kapsamlı bir göz muayenesi ve çeşitli ileri teknoloji testler ile konulur.

Glokom Tanısında Kullanılan Yöntemler
Göz İçi Basıncı Ölçümü (Tonometri)
Glokomun en önemli risk faktörlerinden biri olan göz içi basıncının ölçülmesini sağlar.

Çeşitli yöntemlerle yapılabilir:

Aplanasyon tonometrisi: Korneaya hafifçe dokunularak basınç ölçülür.

Non-kontakt tonometri (hava üflemeli): Göze hava üflenerek basınç ölçülür.

Göz Dibi Muayenesi (Oftalmoskopi)
Göz bebeği büyütülerek görme siniri incelenir.

Glokom, görme sinirinde tipik hasarlara neden olur.

Görme siniri başının (optik disk) incelenmesi glokomun erken tanısında önemlidir.

Görme Alanı Testi (Perimetri)

Periferik (yan) görme yeteneği değerlendirilir.

Glokom, genellikle önce periferik görme kaybına neden olur.

Bu test, görme siniri hasarının fonksiyonel etkisini değerlendirir.

Optik Koherens Tomografi (OCT)
Görme siniri ve retina tabakasının detaylı görüntülerini oluşturur.

Görme siniri lifi tabakasındaki (RNFL) incelmeyi ve optik diskteki değişiklikleri erken aşamada tespit eder.

Glokomun ilerlemesini takip etmede çok değerlidir.

Korneal Kalınlık Ölçümü (Pakimetri)

Korneanın kalınlığı ölçülür.

Korneal kalınlık, göz içi basıncı ölçümlerini etkileyebilir.

Doğru göz içi basıncı değerlendirmesi için önemlidir.

Goniyoskopi
Gözün ön kamarasındaki drenaj açısı incelenir.

Glokomun tipini belirlemek için önemlidir (açık açılı, kapalı açılı).

Glokom Tanısında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Glokom, genellikle belirti vermeden ilerler.

Risk faktörlerine sahip kişiler (40 yaş üstü, ailede glokom öyküsü, şeker hastalığı, yüksek tansiyon) düzenli göz muayenesi yaptırmalıdır.

Göz doktoru, glokom tanısı için bu testlerin bir veya birkaçını yapabilir.

Glokomun Erken Teşhisinin Önemi
Erken teşhis ve tedavi ile görme kaybı önlenebilir veya yavaşlatılabilir.

Düzenli göz muayeneleri, glokomun erken teşhisinde kritik rol oynar.

Glokomda Damla Tedavisi
Glokom, göz içindeki sıvının (aköz hümör) basıncının artması sonucu görme sinirine zarar veren ve tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Glokom tedavisinde en yaygın ve etkili yöntemlerden biri, göz damlası tedavisidir.

Glokomda Damla Tedavisinin Amacı
Glokomda damla tedavisinin temel amacı, göz içi basıncını düşürerek görme sinirine verilen zararı önlemek veya yavaşlatmaktır.

Glokom Damlası Çeşitleri ve Etki Mekanizmaları:

Glokom tedavisinde kullanılan farklı türde göz damlaları bulunmaktadır. Bu damlalar, farklı mekanizmalarla göz içi basıncını düşürürler:

Prostaglandin Analogları
Göz içindeki sıvının dışarı akışını artırarak göz içi basıncını düşürürler.

Genellikle günde bir kez kullanılırlar.

Yan etkileri arasında gözde kızarıklık, kirpiklerde uzama ve göz renginde değişiklik sayılabilir.

Beta Blokerler
Göz içindeki sıvı üretimini azaltarak göz içi basıncını düşürürler.

Günde bir veya iki kez kullanılırlar.

Kalp ve akciğer hastalıkları olan kişilerde dikkatli kullanılmalıdır.

Alfa Adrenerjik Agonistler
Hem sıvı üretimini azaltarak hem de sıvı akışını artırarak göz içi basıncını düşürürler.

Günde iki veya üç kez kullanılırlar.

Gözde kızarıklık, kaşıntı ve yorgunluk gibi yan etkilere neden olabilirler.

Karbonik Anhidraz İnhibitörleri
Göz içindeki sıvı üretimini azaltarak göz içi basıncını düşürürler.

Günde iki veya üç kez kullanılırlar.

Ağızda metalik tat, karıncalanma ve böbrek taşı gibi yan etkilere neden olabilirler.

Kolinomimetikler
Göz içindeki sıvının dışarı akışını artırarak göz içi basıncını düşürürler.

Günde bir veya dört kez kullanılırlar.

Göz bebeklerinde küçülme, gece görüşünde zorluk ve baş ağrısı gibi yan etkilere neden olabilirler.

Damlası Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Göz damlasını doktorunuzun önerdiği şekilde ve düzenli olarak kullanın.

Birden fazla göz damlası kullanıyorsanız, damlalar arasında en az 2-3 dakika ara verin.

Göz damlasını damlattıktan sonra, gözünüzü 1-2 dakika kapalı tutun ve göz pınarına hafifçe bastırın.

Göz damlasının ucunu gözünüze veya başka bir yüzeye değdirmeyin.

Göz damlası kullanırken herhangi bir yan etki yaşarsanız, doktorunuza danışın.

Glokomda Damla Tedavisinin Önemi
Glokomda damla tedavisi, görme kaybını önlemek veya yavaşlatmak için en etkili yöntemlerden biridir.

Düzenli damla kullanımı, göz içi basıncını kontrol altında tutarak görme sinirinin korunmasına yardımcı olur.

Glokom sinsi bir hastalık olduğu için, erken teşhis ve düzenli damla tedavisi ile görme kaybı riski azaltılabilir.

Glokomda Görme Alanı ve Önemi
Glokom, görme sinirine zarar veren ve kalıcı görme kaybına yol açabilen sinsi bir göz hastalığıdır. Erken teşhis ve düzenli takip, görme kaybını önlemek için hayati önem taşır. Bilgisayarlı görme alanı testi, glokom tanısında ve takibinde önemli bir araçtır.

Bilgisayarlı Görme Alanı Testi Nedir?
Bilgisayarlı görme alanı testi, kişinin periferik (yan) ve merkezi görme yeteneğini değerlendiren bir testtir. Bu test, gözün farklı bölgelerindeki görme hassasiyetini ölçerek görme alanı haritası oluşturur. Glokom, genellikle önce periferik görme kaybına neden olduğu için bu test, glokom tanısında ve takibinde önemlidir.

Bilgisayarlı Görme Alanı Testi Nasıl Yapılır?
Hasta, bir cihaza oturur ve başını sabitleyen bir çene desteğine yerleştirir.

Hasta, bir ekrana bakar ve ekranda beliren ışık noktalarını gördüğünde bir düğmeye basar.

Cihaz, hastanın gördüğü ve görmediği ışık noktalarını kaydederek görme alanı haritası oluşturur.

Test, her iki göz için ayrı ayrı yapılır ve yaklaşık 10-20 dakika sürer.

Bilgisayarlı Görme Alanı Testinin Glokom Takibindeki Önemi
Erken Teşhis: Glokom, genellikle belirti vermeden ilerler ve görme alanı kaybı ortaya çıktığında hastalık ilerlemiş olabilir. Bilgisayarlı görme alanı testi, görme alanı kaybını erken aşamada tespit edebilir.

Hastalığın İlerlemesinin Takibi: Glokom tanısı konduktan sonra, bilgisayarlı görme alanı testi hastalığın ilerlemesini takip etmek için kullanılır. Bu, tedavi etkinliğinin değerlendirilmesine ve tedavi planının gerektiğinde değiştirilmesine yardımcı olur.

Tedavi Etkinliğinin Değerlendirilmesi: Glokom tedavisi gören hastaların görme alanı testleri düzenli olarak yapılarak tedavinin görme alanı üzerindeki etkisi değerlendirilir.

Objektif Değerlendirme: Bilgisayarlı görme alanı testi, objektif ve sayısal veriler sağlar. Bu, farklı zamanlardaki ölçümlerin karşılaştırılmasını ve hastalığın ilerlemesinin daha doğru bir şekilde değerlendirilmesini sağlar.

Bilgisayarlı Görme Alanı Testinin Avantajları
Hızlı ve ağrısız bir işlemdir.

Objektif ve sayısal veriler sunar.

Glokomun erken teşhisinde ve ilerlemesinin takibinde etkilidir.

Bilgisayarlı Görme Alanı Testi Kimlere Yapılmalıdır?
Glokom şüphesi olan kişiler

Ailede glokom öyküsü olanlar

Yüksek göz içi basıncı olanlar

Optik sinirde anormal görünüm olanlar

Glokom tanısı konmuş ve takip edilen hastalar.

Glokom tanısı çok sayıda faktörün konusunda deneyimli bir göz hekimi tarafından detaylı bir değerlendirmesiyle doğru olarak konabilir. Glokom şüphesinde bu detaylı değerlendirmelerin yapılmasını ihmal etmeyin.

Prof. Dr. Murat Tunç – Göz

Glokomda Kriyoterapi Uygulamaları
Glokom, görme sinirine zarar veren ve kalıcı görme kaybına yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Glokom tedavisinde, göz içi basıncını düşürmek ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için çeşitli yöntemler kullanılır. Kriyoterapi, glokom tedavisinde kullanılan yöntemlerden biridir.

Kriyoterapi Nedir?
Kriyoterapi, dondurma yöntemiyle dokuların tahrip edilmesi işlemidir. Glokom tedavisinde kriyoterapi, göz içindeki sıvıyı (aköz hümör) üreten siliyer cisim dokusunun dondurulması yoluyla göz içi basıncını düşürmeyi amaçlar.

Glokomda Kriyoterapi Nasıl Uygulanır?
Kriyoterapi, genellikle lokal anestezi altında yapılır.

Göz kapağı açılarak, dondurucu bir prob siliyer cisim dokusuna uygulanır.

Dondurma işlemi, siliyer cisim dokusunda kontrollü bir hasar oluşturarak sıvı üretimini azaltır.

Glokomda Kriyoterapinin Amaçları
Göz içi basıncını düşürmek

Göz içindeki sıvı üretimini azaltmak

İlaç tedavisine yanıt vermeyen veya ilaç kullanamayan hastalarda alternatif bir tedavi seçeneği sunmak

Cerrahi müdahaleye gerek kalmadan hastalığın kontrol altına alınmasını sağlamak

Glokomda Kriyoterapinin Avantajları

Ameliyata göre daha az invaziv bir işlemdir.

Genellikle ayakta tedavi olarak uygulanır.

İyileşme süresi kısadır.

Glokomda Kriyoterapinin Riskleri
Gözde ağrı ve rahatsızlık

Gözde kızarıklık ve şişlik

Göz içi kanama

Göz tansiyonunda geçici artış

Katarakt

Görme kaybı (nadir)

Glokomda Kriyoterapi Kimlere Uygulanabilir?
İleri evre glokom hastaları

İlaç tedavisine yanıt vermeyen veya ilaç kullanamayan hastalar

Cerrahi müdahaleye uygun olmayan hastalar

Glokomda Laser Tedavisi
Glokom, görme sinirine zarar veren ve kalıcı görme kaybına yol açabilen ciddi bir göz hastalığıdır. Glokom tedavisinde lazer, göz içi basıncını düşürmek ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak için kullanılan etkili bir yöntemdir.

Glokomda Lazer Tedavisinin Amaçları
Göz içi basıncını düşürmek

Göz içindeki sıvının (aköz hümör) dışarı akışını artırmak

İlaç tedavisine yanıt vermeyen veya ilaç kullanamayan hastalarda alternatif bir tedavi seçeneği sunmak

Cerrahi müdahaleye gerek kalmadan hastalığın kontrol altına alınmasını sağlamak

Glokomda Lazer Tedavisi Çeşitleri
Glokomda kullanılan farklı lazer tedavi yöntemleri bulunmaktadır:

Selektif Lazer Trabeküloplasti (SLT)
Göz içindeki sıvının dışarı akışını sağlayan trabeküler ağa düşük enerjili lazer ışınları uygulanır.

Bu işlem, trabeküler ağdaki hücrelerin aktivitesini artırarak sıvının daha kolay dışarı akmasını sağlar.

SLT, genellikle açık açılı glokom tedavisinde kullanılır ve tekrarlanabilir bir işlemdir.

Lazer Periferik İridotomi (LPI)
Gözün renkli kısmı olan iriste küçük bir delik açılarak göz içindeki sıvının ön ve arka kamaralar arasında serbestçe dolaşması sağlanır.

LPI, genellikle kapalı açılı glokom ve dar açılı glokom şüphesi olan hastalarda uygulanır.

Siklofotokoagülasyon
Göz içindeki sıvıyı üreten siliyer cisim dokusuna lazer ışınları uygulanarak sıvı üretimi azaltılır.

Bu yöntem, genellikle ileri evre glokom ve diğer tedavilere yanıt vermeyen hastalarda kullanılır.

Glokomda Lazer Tedavisinin Avantajları
Ameliyata göre daha az invaziv bir işlemdir.

Genellikle ayakta tedavi olarak uygulanır.

İyileşme süresi kısadır.

İlaç yan etkilerinden kaçınmaya yardımcı olabilir.

Glokomda Lazer Tedavisinin Riskleri
Göz içi basıncında geçici artış

Gözde kızarıklık ve rahatsızlık

Gözde iltihaplanma

Göz bebeğinde şekil bozukluğu

Nadiren görme kaybı

Glokomda Lazer Tedavisi Kimlere Uygulanabilir?
Açık açılı glokom hastaları

Kapalı açılı glokom hastaları

Dar açılı glokom şüphesi olanlar

İlaç tedavisine yanıt vermeyen veya ilaç kullanamayan hastalar

Cerrahi müdahaleye uygun olmayan hastalar

Göz Tansiyonu Nasıl Oluşur?
Göz tansiyonunun oluşumunda temel neden, göz içindeki sıvının dengesizliğidir. Normalde, göz içindeki sıvı sürekli olarak üretilir ve gözden dışarı atılır. Bu denge bozulduğunda, sıvı birikmeye başlar ve göz içi basıncı artar. Bu duruma yol açan çeşitli faktörler vardır:

Sıvı Drenajındaki Sorunlar
Göz içindeki sıvının dışarı aktığı kanallarda tıkanıklık veya daralma meydana gelirse, sıvı birikir ve basınç artar. Bu, en yaygın glokom nedenlerinden biridir.

Aşırı Sıvı Üretimi:
Göz, normalden daha fazla sıvı üretebilir ve bu da basıncı artırır. Bu durum daha nadir görülür.

Genetik Faktörler:
Ailede glokom öyküsü olan kişilerde glokom riski daha yüksektir. Genetik yatkınlık, glokomun oluşumunda önemli bir rol oynar.

Diğer Sağlık Sorunları:
Diyabet, yüksek tansiyon ve bazı göz yaralanmaları glokom riskini artırabilir.

Uzun süreli kortizon içeren ilaç kullanımı.

Göz Tansiyonunun Belirtileri:
Glokomun en tehlikeli yanı, genellikle belirti vermeden ilerlemesidir. Ancak bazı durumlarda şu belirtiler görülebilir:

Görme alanında yavaş yavaş daralma

Bulanık görme

Göz ağrısı veya rahatsızlık

Baş ağrısı

Işıkların etrafında haleler görme

Göz Tansiyonunun Tanısı
Glokom tanısı, kapsamlı bir göz muayenesi ve çeşitli testler ile konulur. Bu testler şunları içerir:

Tonometri: Göz içi basıncının ölçülmesi.

Oftalmoskopi: Optik sinirin incelenmesi.

Görme Alanı Testi: Periferik görmenin değerlendirilmesi.

Optik Koherens Tomografi (OCT): Optik sinirin detaylı görüntülenmesi.

Pakimetri: Kornea kalınlığının ölçülmesi.

Göz Tansiyonunun Tedavisi
Glokomun tedavisi, görme kaybını önlemeyi veya yavaşlatmayı amaçlar. Tedavi seçenekleri şunlardır:

Göz Damlaları: Göz içi basıncını düşürmeye yardımcı olur.

Lazer Tedavisi: Sıvı drenajını iyileştirmek için uygulanır.

Cerrahi Müdahale: İlaç veya lazer tedavisi yeterli olmazsa uygulanır.

Unutulmaması gereken husus, her göz tansiyon yüksekliğinin glokom anlamına gelmediğidir. Bazı kişilerde glokom hastalığı oluşmadan göz tansiyonu yüksek olabilir. Bu duruma oküler hipertansiyon diyoruz. Bu ayırımı ancak konusunda deneyim sahibi bir göz doktorunun koyması gerekir.

Glokom şüphesi durumunda konusunda deneyimli bir göz hekimine müracaat etmeniz önemlidir.

Prof. Dr. Murat Tunç – Göz

Retina sinir lifi analizi (RSLA), gözün arka kısmında bulunan retina tabakasındaki sinir liflerinin kalınlığını ve yapısını inceleyen bir testtir. Bu test, özellikle glokom gibi optik sinir hastalıklarının erken teşhisi ve takibi için oldukça önemlidir.

Retina Sinir Lifi Analizi Neden Önemlidir?
Erken Teşhis: Glokom gibi hastalıklar, optik sinire zarar vererek görme kaybına neden olabilir. RSLA, bu hasarı erken evrede tespit ederek tedaviye başlanmasını sağlar.

Hastalık Takibi: RSLA, hastalığın ilerleyişini takip etmek ve tedavinin etkinliğini değerlendirmek için kullanılır.

Risk Değerlendirmesi: Ailesinde glokom öyküsü olan veya yüksek göz içi basıncı gibi risk faktörleri taşıyan kişilerde RSLA, hastalığa yakalanma riskini değerlendirmeye yardımcı olur.

Retina Sinir Lifi Analizi Nasıl Yapılır?
RSLA, optik koherens tomografi (OCT) adı verilen bir cihazla yapılır. OCT, göze zarar vermeyen ışık dalgaları kullanarak retina tabakasının ayrıntılı görüntülerini oluşturur. Test sırasında şunlar yapılır:

Hasta, OCT cihazının önüne oturur ve başını bir desteğe dayar.

Cihaz, göze dokunmadan ışık dalgaları göndererek retina tabakasını tarar.

Tarama işlemi birkaç dakika sürer ve genellikle ağrısızdır.

Göz bebeklerinin büyütülmesi gerekebilir. Bu durumda testten sonra birkaç saat ışığa duyarlılık yaşanabilir.

Retina Sinir Lifi Analizi Kimlere Yapılır?
RSLA, aşağıdaki durumlarda önerilir:

Glokom şüphesi olan veya glokom tanısı konmuş kişiler

Ailesinde glokom öyküsü olan kişiler

Yüksek göz içi basıncı olan kişiler

Optik sinir hastalıkları riski taşıyan kişiler

Şeker hastaları

40 yaş üstü kişiler

Retina Sinir Lifi Analizi Sonuçları Ne Anlama Gelir?
RSLA sonuçları, retina sinir lifi kalınlığının normal değerlerle karşılaştırılmasıyla değerlendirilir. Sinir lifi kalınlığındaki azalma, optik sinir hasarının bir göstergesi olabilir. Ancak, sonuçların doğru yorumlanması için bir göz doktoruna başvurmak önemlidir.

Önemli Not
Retina sinir lifi analizi, göz sağlığınızı korumak için önemli bir araçtır. Özellikle risk faktörleri taşıyorsanız, düzenli olarak konusunda uzman bir göz doktoruna göz muayenesi yaptırmanız ve RSLA gibi testlerden geçmeniz önerilir.

Prof. Dr. Murat Tunç – Göz

Sinir Lifi Analizi Nedir?
Sinir lifi analizi, optik sinirin sinir lifi tabakasının (retinal sinir lifi tabakası veya RNFL) detaylı bir şekilde incelenmesini sağlar. Bu analiz, genellikle Optik Koherens Tomografi (OCT) adı verilen bir cihazla yapılır. OCT, optik sinirin ve retina tabakasının yüksek çözünürlüklü görüntülerini oluşturarak sinir lifi kalınlığındaki değişiklikleri tespit eder.

Sinir Lifi Analizinin Glokom Tanısındaki Önemi
Erken Teşhis: Glokom, genellikle belirti vermeden ilerler ve görme alanı kaybı ortaya çıktığında hastalık ilerlemiş olabilir. Sinir lifi analizi, optik sinirdeki hasarı görme alanı testinde belirgin bir kayıp ortaya çıkmadan önce tespit edebilir.

Hassas Ölçüm: OCT, sinir lifi kalınlığındaki çok küçük değişiklikleri bile tespit edebilir. Bu, glokomun erken dönemlerinde ve ilerlemesinin takibinde önemlidir.

Objektif Değerlendirme: Sinir lifi analizi, objektif ve sayısal veriler sağlar. Bu, farklı zamanlardaki ölçümlerin karşılaştırılmasını ve hastalığın ilerlemesinin daha doğru bir şekilde değerlendirilmesini sağlar.

Glokomun İlerlemesinin Takibi: Glokom tanısı konduktan sonra, sinir lifi analizi hastalığın ilerlemesini takip etmek için kullanılır. Bu, tedavi etkinliğinin değerlendirilmesine ve tedavi planının gerektiğinde değiştirilmesine yardımcı olur.

Diğer Hastalıkların Ayırıcı Tanısı: Sinir lifi analizi, optik sinir hasarına neden olan diğer hastalıkların (örneğin, optik nöropati) glokomdan ayırt edilmesine yardımcı olabilir.

Sinir Lifi Analizinin Avantajları
Hızlı ve ağrısız bir işlemdir.

Yüksek çözünürlüklü ve detaylı görüntüler sağlar.

Objektif ve sayısal veriler sunar.

Glokomun erken teşhisinde ve ilerlemesinin takibinde etkilidir.

Sinir Lifi Analizi Kimlere Yapılmalıdır?

Glokom şüphesi olan kişiler

Ailede glokom öyküsü olanlar

Yüksek göz içi basıncı olanlar

Optik sinirde anormal görünüm olanlar

Glokom tanısı konmuş ve takip edilen hastalar

Sinir lifi analizi, glokom tanısında ve takibinde önemli bir araçtır. Ancak, glokom tanısı sadece sinir lifi analizine dayanarak konulmaz. Konusunda deneyim sahibi olan bir göz doktoru tarafından  göz içi basıncı ölçümü, görme alanı testi ve göz dibi muayenesi gibi diğer testleri de kullanarak kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır.

Prof. Dr. Murat Tunç – Göz